BgBg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BgBg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Bir Romanın Kültürü Turu; Ahmet Ümit: İstanbul Hatırası

Bugunbugece.com’u temsilen 04 Temmuz Pazar günü – Antonina Turizm’in “Bir Romanın Kültür Turu” adlı etkinliğine katıldım. Bu yazı hem izlenimlerimi sizlerle paylaşmak için, hem de böyle bir organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etmek içindir. Ahmet Ümit ile bir tam gün geçirdikten sonra yazmamak da pek mümkün görünmüyor gibi diyebilirim aslında.


Saat 14:45’de Taksim AKM’nin önünde buluşuldu. 15:00’a kadar, iki otobüs hatta sonradan organize edileni de sayarsak üç otobüs olarak yola koyulduk.

Yol boyunca İstanbul ile ilgili -sanırım Altın Şarkılar- müziklerini dinledik ve Antonina’nın bizler için hazırladığı detaylı tur kitapçığını inceledik. Ve işte bir soruma yanıt almıştım bile, Romanda Komiser Nevzat ve uzatmalı sevgilisi Evgenia’nın aşkla yemek yediği mekan, Tatavla diye geçiyordu, ama kitapçıkta gördük ki Madam Despina’nın Meyhanesi’ymiş.


Türk Tiyatrosu için Afife Jale, Türk Sineması için Cahide Sonku ne ifade ediyorsa Madam Despina da Türkiye’nin eğlence yaşamı için O'dur. Türkiye’nin eğlence yaşamındaki ilk kadın işletmecidir. Mekanla ilgili yazılacak çok şey var aslında, sadece kuzu yaprak ciğeri ve Rum Pilakisi demek istemiyorum çünkü. Mekan girişinde duran hanım da işletmecisi de öyle şeyler anlattılar ki, anlatırken öylesine ışıldıyordu ki gözleri, anladım ki daha çok dinlemeli Madam Despina’yı da meyhaneyi de ve paylaşmalı sonra daha çok zaman ayırarak en yakın zamanda...

Şimdi turumuza dönelim, yurtdışında Romanlar ve Filmlerle ilgili böyle kültür turları düzenlenmekteymiş, ancak ülkemizde bir ilki gerçekleştirdik hep birlikte. Romandaki cinayet mahallerini bir bir gezdik. Komiser Nevzat olduk bazen, bazen Zeynep, bazen Ali- inanmayacaksınız bazense ceset.


İlk durak; ilk cesedin bulunduğu Sarayburnu idi. Komiser Nevzat’ın ekibi ile birlikte ihbarı alıp ilk incelemeye gittikleri an canlandırıldı evvelinde, ama tabi ki bu kadar değildi. Ahmet Bey hemen devamında Sarayburnu’nu hatta nefesinin yetebildiği ve gözümüzün ulaşabildiği her alanı romanla ilişkilendirerek kültürel değerlerini de kapsayacak şekilde aktardı.

2.3.4.5. ... Duraklarda da bu böyle devam etti, ta ki Ayasofya önündeydik sanırım- cesedimiz yerde, kalabalığımızla sokağı da kapamıştık ki bir polis arabası – bölgede sokak kapatan kalabalıklara alışıklar belli ki – ama tabi alışık olmadıkları bir şey var, bir ceset ve herkes gözlerini dikmiş onlara bakmakta, eminim o an kafalarındaki Nevzat’ı sonra Ali’yi…


“Arkadaşlar, telaş etmeyin Komiser Nevzat” diye bağladı Ahmet Bey- herkes koptu aynı anda. Eeee tabi ekip yine bir şey anlamadı...

Oldukça yoğun bir parkurdu, tamam yorulduk bir parça diyebilirim ama asla vazgeçmedik ne dinlemekten ne de merak etmekten... Gezinin ikinci bölümünde rakı eşliğinde bu yorgunluk da atılırdı, emindi herkes. öyle de oldu, Dönülmez akşamın ufkundayım... Sonra o mezeler...

Her şey çok keyifliydi. Böyle bir organizasyonda emeği geçen herkese tekrar teşekkür ederim. Başta böyle bir projeyi kabul ettiği için Ahmet Ümit’e, sonra bu projenin mimarları; Buket Aşçı ve Antonina Turizm’den Sibel Tuna’ya – büyük bir gönüllülük için de sosyal sorumluluk bilinciyle ticari kaygı gütmeden giriştiklerine eminim.

Ve diyebilirim ki, “Yaşadığın şehir özgür değilse; Sen de özgür kalamazsın... Şehirli olma bilinciyle hareket etmeli artık ve birçok şeye sahip çıkmalı… bu farkındalığı yaratmak için de böyle projeleri sonuna kadar desteklemeli…

Bu arada projeler devam edecekmiş, Şehir dışını kapsayacak olanlarla üstelik. (Bir tüyoya göre Selim İleri ve Buket Uzuner sanırım…) Merakla beklemekteyim.

Bahar Baş
Bugunbugece.com üyesi

22 Haziran 2010 Salı

Bulutsuzluk Özlemi - Yeni Albüm "Zamska"

Bu akşam (22 Haziran 2010) Hayal Kahvesi Beyoğlu'nda Bulutsuzluk Özlemi konseri var: http://www.bugunbugece.com/istanbul/Müzik/Pop-Rock/35312-Bulutsuzluk-Özlemi.html

Geçen ayki konserlerine gidememiştim. Bu akşam gideceğim. Son albümleri "Zamska" gerçekten Bulutsuzluk Özlemi için yenilikçi, oldukça jazzy, biz sevenleri için ise "bir ağabey ile sohbet etmek" kıvamında olmuş.
Ben beğendim.


Özellikle de; Rüzgar, Yağmur ve Zamska (her birinin tek kelimelik isimleri olması bile bu parçalar dahilinde farklı bir dizge yakalanmış olabilir mi sorusunu akla getiriyor:) gerçekten çok başarılı parçalar. Her albümde bazı parçaları öznelleştiririm ister istemez.. Bu albümde de "Yağmur" ve "Rüzgar" - yazın bereketli havasını da yakalarmış gibi - bana da damgasını vurdu.


İşin ilginç yanı, eskiden beri iyi bir Bulutsuzluk Özlemi dinleyicisi olmama rağmen, zihnimin bir köşesinde o meşhur "Sözlerimi geri alamam" ile kalakalmış gibiydi bu grup. Bazen anılarda kaldığı haliyle kalsın isteriz birtakım güzellikleri, oysa bunların pekçoğu olumlu veya olumsuz anlamıyla gelişiyor, değişiyor, yenileniyor... Bulutsuzluk Özlemi'nin bu yeni albüme kulak kabartmakta fayda var derim.

İyi dinlemeler...

Nefin Huvaj
bugunbugece.com üyesi

18 Haziran 2010 Cuma

Erlend Øye the King! :)

Merhaba,
Bugün sizlere, 19 Haziran'da Efes One Love Festival'de dinleyeceğimiz "The Whitest Boy Alive" adlı gruptan, özellikle de grubun kurucusu olan küçük dahi "Erlend Øye"den söz etmek istiyorum.

Bir süredir; dinlediğimde "ne kadar başarılı bir düzenleme", "ne kadar da naif bir elektronik altyapı" dediğim hemen hemen bütün parçaların altından bu küçük dahi Erlend Øye çıkıyor. Norveçli müzisyen, dahilinde yer aldığı her projede aynı çizgiyi her nasılsa koruyor, ancak her seferinde de bir yenilik sunuyor.

"Röyksopp" adlı indie/elektronica diyebileceğimiz türde müzik yapan grubunu pekçoğumuz "Poor Leno" adlı parçayla hatırlarız. "Kings of Convenience" adlı grubu ise akustik bir altyapı kullanarak sadeleştirdiği müziğiyle, özellikle "Misread" adlı parçayla biliriz yüksek ihtimal. Erlend Oye'nin solo albümü "Unrest" ise tamamen "naif elektronik müzik" olarak nitelendirdiğim bir altyapıyla, muazzam dans parçalarının olduğu bir albüm. Bu albümdeki müzikal dokunun bağımlılık yaratmasının altında şu yatıyor olabilir mi acaba: "Unrest"; Barselona, Helsinki, Roma ve Finlandiya’nın da aralarında olduğu on farklı şehirde, on farklı "electronica" sanatçısıyla birlikte kaydedilmiş.
Yo yo, bence bağımlılık yapan bu ılımlı dans müziği tamamen Erlend Øye'nin eseri!:)


Üretkenlikte sınır tanımayan küçük dahi Erlend Øye'nin bir diğer projesi ise "The Whitest Boy Alive".
Erlend Oye’nin Berlin merkezli indie-pop grubu The Whitest Boy Alive, daha önce İstanbul'a gelmiş ve Babylon'da bir konser vermişti.

Benim gibi hayranları, grubun unutulmaz canlı performansını yarın Efes Pilsen One Love Festival'de izleyecekler...

Nefin Huvaj
bugunbugece.com üyesi

9 Haziran 2010 Çarşamba

Beyoğlu'nun Emektar Meyhanesi: Yakup

Yakup Arslan 1964 Karadeniz/Hemşin'den İstanbul'a gelmiş. Amcasının yine kendi ismini taşıyan mekânı Refik Restaurant'ta komi olarak çalışmaya başlamış, bu sektöre en temelinden giriş yapan Yakup Arslan, 17 yıl amcasının mekânında komilikten garsonluğa ve barmenlik derken mesleki bilgi ve birikimi ile kendi mekânını açmaya karar vermiş.

5 Mart 1977 yılında kendi ismini taşıyan Yakup Restaurant’ı tam amcasının mekânı karşısında, Sofyalı sokakta açtı. 20-30 kişilik ufak mekânla işe koyulan Yakup Arslan 1982 yılında asmalı mescitte bulunan şimdiki yerine geçti ve mekânın adı Yakup-2 oldu.

33 yıldır tarihe tanıklık eden Yakup Meyhanesi, yazarlardan sanatçılara, ünlü bürokratlardan birçok ülkeden gelen ünlü ünsüz misafirleri ile her daim keyifli bir kalabalık ortama sahiptir. Kaliteli mezeleri eşsiz sohbetlerin aranan ortamı olmuş mekânın ünü sadece ülke sınırlarında değil tüm dünyada bilinmektedir, ismine şiirler yazılan ve Alman besteci Detlef Glanert tarafından ismine konçerto yazılmış bir mekândır YAKUP MEYHANESİ.


Birbirinden lezzetli mezeleri, başka yerde tadını bulamayacağınız yaprak ciğeri, sabah mekân açılmadan gidip tek tek itina ile seçilen taze balıkları ve kendine özgü sayamadığımız birçok yemeği anlatmaya ne hacet... Zaten gidip tatmayan pek yoktur bu lezzetleri YAKUP MEYHANESİ'nde.

“En iyi Meyhane” ödülüne layık görülmüş ve uzun yıllar bu unvanı kaybetmeyecek mekânın kurucusu ve sahibi Yakup Arslan şimdilerde eskisi gibi yormuyor kendisini. Her akşam bir masadan bir masaya koşturan, arada dost ve arkadaş hatırına birkaç kadeh yuvarlayan Yakup Arslan, yavaş yavaş telaşlı işleri oğulları Yıldıray ve Ufuk Arslan’a bırakmış.

Mekânın kaliteli mezeleri, huzurlu ve keyifli ortamı, 33 yıldır devam eden tüm alışkanlıklarını Yakup’un oğulları devam ettiriyor mekânda. Babaları gibi güler yüzlü, sımsıcak sohbetlere eşlik ediyorlar. Asmalı Mescit'te Yakup Meyhanesi'nin kapısına yaklaşır yaklaşmaz 40 yıllık dost gibi karşılıyor sizi büyük oğlu Yıldıray veya Küçük oğlu Ufuk.

Kavga gürültü, asık suratlar göremezsiniz bu mekânda... Bu mekânda görebileceğiniz şen kahkahalı muhabbetler, insanların keyifli ortamdan ve yedikleri harika mezelerden mest olmuş yüz ifadeleridir. Arı kolonisini andıran bir tempoda işlerini yapan personelin servis yaparken ellerini takip etmeniz olanaksız, sizin siparişi vermeniz ile istediklerinizin masada bitmesi bir oluyor.

33 yıl önce mekânın müdavimi olan dede oğlunu ve oğlanda kendi oğlunu bu mekâna alıştırmış, dededen toruna geçmiş bir alışkanlık olmuştur YAKUP MEYHANESİ. Üç kuşak geçmiş, ama hala capcanlı ve hala beş kuşak sonrasına da devam dercesine iddialı.

Bu kadar sene tercih edilen ve bu kadar fazla müdavimi olan bir mekânda öyle ha dediğinizde yer bulamasınız, daha öncelerden arayıp rezervasyon yaptırmanız gerekiyor, zaten her haftasonu her masanın bir müdavimi var mekânda hatta yıllık kombine rezervasyon bile yaptırdıklarını düşünebilirsiniz, bu nedenden elinizi çabuk tutun rezervasyon için.

"Yaşamaya dair ne varsa yaşanmalı" diyorsanız muhakkak yaşamınız içerisinde bir dönem YAKUP MEYHANESİ’ne uğramalısınız... Ya hoş sohbet dostlarınızla veya yalnız giderek sohbet edecek dostlar edinmek babında, tüm hoş sohbetlerin Meşk ortamı YAKUP MEYHANESİ...

Seçil Çolak
bugunbugece.com üyesi

Gözde Mekanlar bugunbugece.com'da!

Birbirinden keyifli Gözde Mekanlar bugunbugece.com'da! Brunch, yemek, konser davetiyeleri hediye... http://www.bugunbugece.com/istanbul/Gozde-Mekanlar/

1 Haziran 2010 Salı

"Hayalci Tatilci"nin Günlüğü - 4

Sevgili Günlük,

Tatilimi Sueno Hotels Golf Belek’te yapacağım. Dinlenebileceğim en iyi yerlerden biri olduğuna karar verdim.


Dün internetteki fotoğraflarına uzun uzun baktım ‘o masajdaki ben olaydım...’ diye iç geçirdim, ama az kaldı, gidiyorum.


Golf sahası da varmış. Hayatımda hiç golf oynamadım (oynamış olsam sana yazardım, sen de bilirdin gerçi Sevgili Günlük), ama o Golf sahasının fotoğrafını görünce bile içim temizlendi. En azından o güzelim yeşil sahada delicesine koşup stres atmak, doğayla kucaklaşmak istiyorum... İzin verirler mi dersin?


Bu arada asıl bombayı patlatmanın vakti geldi: Manavgat’ı da görme şansım olacak! Sueno Hotel ayrıca tarihi mekanlara da yakın bir yerdeymiş. Dur ben biraz araştırayım şimdi Perge, Myra filan... Sonra yine yazarım.

Fotoğraflar: Sueno Hotels Golf Belek, Antalya, Erken rezervasyon indirimi:%20 İki kişilik odada kişi başı: 104,09 TL

27 Mayıs 2010 Perşembe

“Hayalci Tatilci”nin Günlüğü – 3

Sevgili Günlük,

İnanamayacaksın belki, ama aradığım tatili buldum!

Üzülme, seni de yanımda götüreceğim. Orada yaşayacağım anılar o kadar güzel
olacak ki, sana yazmazsam unuturum diye korkarım. Ben deniz kenarında güneşlenirken, sen sayfalarına vuracak dalgalarla nasıl serinleyeceğini düşün akıllım!...

Sonunda alıp başımı hayalimdeki tatile gidiyorum işte!
Bu tatil muhteşem olacak Sevgili Günlük! Tam da ihtiyacım olan şey...

Teşekkürler bugunbugece!

Sueno Hotels Golf Belek Antalya/Belek, Erken rezervasyon indirimi:%20, İki kişilik odada kişibaşı: 104,09 TL

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Early Booking sürüp giderken: Yaşasın Erken Rezervasyon!!!

Early Booking yıllarca yurtdışından gelen turistlere uygulanmakta iken, geçtiğimiz yıllarda Türkiye İç Turizm Politikası’nda da yerini buldu. Yıllarca, iç pazardan gelen misafirlerin, yurtdışından gelen turistlerle olan tesis içi diyaloglarında, aşağıdaki replikler geçiyordu:)

Yurtiçi ve Yurtdışından gelen Misafir Ailelerimiz...

Sahne 1- iki aile rezervasyon desk’inin önünde karşılaşır...
“Excuse me” veya “Hi!”
(Gülümseyen bakışlar, varsa ayakaltında dolaşan, sarı kafalı- mavi bakışlı sirin mi şirin çocuklar- valizlerden daha az yer kaplarlar çoğu zaman:)

Sahne 2- Kahvaltı Salonunda açık büfenin önüde peynir seçerken karşılaşılır...

Bu kez sadece gülümsenir. (Öncesi vardır çünkü...)
Valizler odaya bırakılıp, rahat bir şeyler giyilmiş, koridorda en az iki kez önünden geçilen 1062 No’lu oda ve “Hay Allah!” köşesi*nde gizlenmiş bir asansörle işte oradadırlar!

Ha, bu arada şunu da görmediniz değil, bari yazalım: Siz kuş uçtu, tramvay geçti diye iştahla seçtiğiniz tabağınızı nadasa bırakıp, sevgili küçüğünüzü beslemeye çalışırken; sarı kafalı şirinimiz çoktan seçtiği yemeklere başlamıştır bile:
Parlak pembe sosis- patates ve hatta sütlü yumurtası ile!

Sahne 3 - Güneşlenirken: Kumsalda...

Bu kez de bir gülümseyiş... Ve artık imrenmeye mi başladık ne?

Gördüğünüz tablo ne miydi? Siz yaka paça bir yerde koşarken oğlunuzun peşinden – sarı şirinimiz – ellerini deniz simidinin içinden geçirmiş ve inanır mısınız, kafasının bile bir kısmı geçmiş... (E, neyseki paletleri yoktu ayağında!:) İmrenmeyip de ne yapılsın!

Neyse ki eşiniz, “Hayatım bunlar orada var ya...” - Avrupa'da işte – "rahat büyüyorlar" - Burası da Türkiye – “Hem Tatildeyiz hayatım, değil mi!” diye yumuşatmıştır sizi.

Sahne 4- Akşam Yemeği: Yan yana iki masa...

Artık dost olunmuştur.
Sevgili turistlerimiz - geldikleri ülkenin kültürünü de rakıya meze yapar gibi oturmuşlardır bizim ailenin yanına.

Sohbet başlar. İki tarafın da karşı tarafın dilini konuşma çabasıyla pek de bir renklenmiştir hatta... Çocuklar mı? (“Baby sitter” güzelliği:))

Rakı masasında bizim ailenin babası birden patlatır (zaten soracaktır da, işte hiç bu kadar yakın olmamışlardır...):
How much your per person konaklama? - burası işte - your accommodation, hi?”
(Nasıl da gerilemiştir İngilizce kullanmaya kullanmaya, halbuki ne zehirdi üniversite hazırlıkta... Şaka bir yana 20 yıl geçmiştir üzerinden. İngilizce ilerledi mi ne burada biraz? – bak anladı da – eee daha ne olsun!)
Bu arada eşine: “Sen söyleme sakın bizimkini” diye bir göz kırpmıştır bile.
Ama emin değildir karşı tarafın söyleyeceğinden,
“Heh, oğlum bir rakı daha aç bakalım sen bize” der- “İçeriz ama değil mi?” bakışıyla-
Gayet keyifli bir ifadeyle “30 paund” diye cevaplar turist ailemiz.
Karı koca – Nasıl derler- “Dbl per person 30 paund?”.

“Nasıl ya?” diye hemen bir hesaba girer bizimki, muhasebecidir zaten. İngilizcesi de daha bir güvenilirdir şimdi - malum durumu çözmelidir.
Hafif asılan bir suratla eşine bakar ki turist ailemizden cevap gelir:
“Biz... Dance” demiş, gitmiştir bile.

Eşiyle “Hayatım bu Turizm şirketini de sen buldun ama – keşke biraz daha araştırsaydın...” gibi küçük bir hesaplaşmadan sonra, “Sabah ilk iş turizm şirketini arar, konuşuruz” diye kapatırlar mevzuyu.

Sabah Turizm Şirketi ile konuştuklarında ise;

“Beyfendi, 30 Paund bizim U.K pazarına uyguladığımız,
erken rezervasyon fiyatı. Aslında şu kadardı...”

“Eeee bizim ücretimiz neden böyle pahalı???…”

“Sizinki maalesef erken rezervasyon dönemine girmemekte; ama eğer, önümüzdeki yıl- şu tarihler içinde rezervasyonunuzu yaptırırsanız size de %40 indirim uyguluyor olacağız.”

Turizm şirketi, ses tonlarından ailenin çaresizliğini sezmiştir. Hemen otelle görüşüp, odaya bir meyve tabağı organize eder. Belki de biraz daha mutlu olacaklardır böylece...

***

Tüm dünyada Ocak ayında başlayan Erken Rezervasyon; rezervasyonunu erken yaptıran tatilcilerin konaklamak istediği otelin ödemesini önceden yapmasından dolayı kazanacağı indirim hakkından faydalanmasıdır.

Bu indirim oranları; tesislerin doluluk oranlarına göre belirledikleri fiyat politikalarına ve erken rezervasyonun kendi içindeki dönemlerine göre %15 ila %45 arasında değişiklik göstermektedir.

Üstelik artık online duyurular aracılığıyla takip etmek oldukça kolay,
kaçırmayalım ve o akşam dansa beraber gidelim dileklerimle...

Aklınızdan geçen sorulara yanıtlar:

1. Erken Rezervasyon sonrası tarihlerimi değiştirebilir miyim?
Gezi Sitesi: Erken rezervasyon kampanyası ile yapılan rezervasyonlarda tarih değişikliği ağırlıkla otellerin müsaitlik durumuna ve otelin bu değişikliğe olan yaklaşımına bağlı olarak gerçekleşir. Yani tarih değişikliğinin onaylanması bizim irademiz dışında gerçekleşmekte olup, konunun çözümenlenmesi için elimizden gelen tüm yardımı misafirlerimize sunmaktayız.

2. Erken Rezervasyon sonrası tatilimi iptal edebilir miyim?
Gezi Sitesi: Erken rezervasyon sigortası yapılması şartıyla otel girişine 72 saat kalaya kadar iptal hakkı ve para kesintisi yapmadan full iade imkanı sağlıyoruz.

3. Erken Rezervasyon kampanya dönemlerinin son günü?
Gezi Sitesi: Şu anda erken rezervasyonun 4. Periyodundayız ve bu periyoda bağlı olarak 31 Mayıs Pazartesi erken rezervasyonun son günü olarak belirlenmiştir. Fakat şu anda elimizdeki otel bilgilerine bakıldığında 7 Haziran'a kadar indirimini devam etiren otellerimiz mevcuttur. Bu da erken rezervasyon kampanyasının 31 Mayıs 2010sonrasına kadar uzatılacağını göstermektedir. Fakat atlanmaması gereken bir konu da, tarihin ilerlemesiyle birlikte otellerin indirim oranları düşecek, fiyatları artacaktır.

Hızlı davranmakta fayda var: http://www.bugunbugece.com/istanbul/Erken-Rezervasyon-Firsatlari/

Fotoğraflar: LykiaWorld Ölüdeniz, Muğla/Fethiye, Erken Rezervasyon İndirimi: %20,
İki kişilik odada kişi başı: 176,22 TL

* Genelde derin kirişli bir köşede, asansörün görünememesi durumuna verilen tepki:)

Bahar Baş
bugunbugece.com Üyesi

25 Mayıs 2010 Salı

“Hayalci Tatilci”nin Günlüğü - 2

Sevgili Günlük,

Tatil için egzotik bir yerlere gitmeye karar verdim.

Dün arkadaşlarla konuşurken hiç bilmediğim yerlerden, adını hiç duymadığım yemeklerden bahsettiler. Canım çok sıkıldı, kıskandım. Ben de gideceğim oralara... Kuşlar gibi özgür, kelebekler gibi hür...

Neyse işte, sonuçta gideceğim! Uygun fırsatlar için bugunbugece.com’u inceliyorum. Aradığım tatili bulacağım Sevgili Günlük, sana taa oralardan yazacağım, göreceksin!...

Limak Limra İnternational Hotel & Resorts, Antalya/Kemer, Erken Rezervasyon İndirimi:%25, İki Kişilik Odada Kişibaşı: 108,04 TL
http://www.bugunbugece.com/istanbul/Erken-Rezervasyon-Firsatlari/

24 Mayıs 2010 Pazartesi

“Hayalci Tatilci”nin Günlüğü - 1

" Sevgili Günlük, Tatilimin ilk gününde hava çok güzel olacak. Önce havuza ineceğim, orada biraz güneşlendikten sonra, hiç bilmediğim Dünya lezzetlerini deneyeceğim! Belki yemek yerken biraz sosyalleşir, farklı kültürlerden insanlarla sohbet ederim, ama emin değilim. Ardından kısa bir şekerleme... Akşamüstü ise denize gideceğim. Kumsalın en sakin yerinden denize süzülecek, tek başıma dalgalara meydan okuyacağım! ... Dur Sevgili Günlük, ofis telefonum çalıyor şu an, hemen dönerim... "

14 Mayıs 2010 Cuma

İstanbul, Temmuz ayında "Caz Kenti" oluyor.

17. Uluslararası İstanbul Caz Festivali 1 - 20 Temmuz tarihleri arasında İstanbul'da!

İKSV - Salon'da dün akşam saatlerinde gerçekleşen basın toplantısıyla programı resmi olarak açıklanan festivalde sahne alacak isimlerin bazıları, caz heyecanını doruğa çıkartacak türden:
Tony Bennett, Chick Corea, Buika, Grace Jones, Stanley Clarke gibi isimlerin yanı sıra, yüksek müzikalitesi nedeniyle festival kapsamına alınmış farklı isimler; Seal, Imogen Heap...


Festivalin kuşkusuz en çok ses getiren isimlerinin başında Tony Bennett geliyor. 15 Grammy ödülü sahibi, caz müziğin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan unutulmaz ses Tony Bennet, caz standartları ve baladlara getirdiği yorumlarla İstanbul'da olacak. 82 yaşındaki ünlü müzisyen, her yaştan müzik dinleyicisini 15 Temmuz akşamındaki bu konserde toplayacak gibi görünüyor.
Müzik dünyası için tarihi bir gün olabilir, kaçırmamak lazım...


Chick Corea, caz müziğin en ünlü piyanist ve bestecilerinden biri. 1960'lardan beri en ilham verici ve üretken caz müzisyenlerinden biri sayılıyor. "Müziğin özgür ruhlarını birleştireceği" konseriyle 7 Temmuz'da İstanbul'da olacak. O'nu sahnede izleyecek olmak büyük keyif!


Günümüzün en güçlü seslerinden biri olarak kabul edilen Buika, içe işleyen buğulu sesiyle 20 Temmuz gecesi festivalde sahne alacak. Çağdaş İspanyol ve Latin müziğini, caz ve flamenkonun melankolisiyle tamamlayan bu inanılmaz sesin konseri heyecanla bekleniyor.
İspanyol müziğinin, ruhu ezikleyen esrarengiz buğusuna kalbi dayanmayacak olanlar dikkatli olsun:)


Belirtmeden geçemeyeceğim; tüm bu güzide müzisyenlerin yanı sıra, benim özellikle beklediğim isimlerden biri de 10 Temmuz'da İstanbul Modern'de vereceği konserde izleyeceğimiz Imogen Heap. "Yeni Ozanlar" kategorisinde sahne alacak olan Imogen Heap, yeni keşiflere açık olanları etkileyecek bir ses ve yoruma sahip. Benden söylemesi...


Ayrıca, "Festival içinde festival" olarak nitelenen Tünel Şenliği ve İKSV Salon'da gerçekleşecek hafta sonu partileriyle desteklenecek olan caz heyecanı, bu yaz İstanbul'u tam bir Caz Kenti'ne dönüştürecek gibi görünüyor...


Ayrıntılar için: http://www.bugunbugece.com/istanbul/Istanbul-Caz-Festivali/ Festival biletleri 15 Mayıs'ta online satışa çıkıyor. Bütçe ayırabilecek ilgililere ısrarla duyurulur.

Nefin Huvaj
bugunbugece.com üyesi

2 Nisan 2010 Cuma

"Basit Bir Ev Kazası"

Herkese merhaba!

bugunbugece.com takipçilerine özel indirimli tiyatro bileti avantajından faydalanmak ister misiniz? Aysa Organizasyon'unun desteğiyle gerçekleşecek bu etkinliğe sizleri de bekliyoruz...
Ha bu arada - oyunu daha önce izlemiş olanlardan da yorum rica ediyoruz...:)

Murat İpek’in yazıp yönettiği “Basit Bir Ev Kazası”; hayatında gerçekler ve hayalleri arasında gelgitler yaşayan, aradığı aşkı bulamamış bir ev kadınının yaşadıklarını ve kurduğu hayal dünyasında mutluluğu arayışını anlatıyor.

“Basit Bir Ev Kazası” oyununda Günay Karacaoğlu’nun canlandırdığı “Songül” karakteri her kadının günlük yaşamında zaman zaman aklından geçenlere, düşlerine, isteklerine dair dile getiremediklerini cesurca dile getiriyor. Kadınların aşka, evliliğe, aile kavramına ve genel olarak hayata bakışına bir ayna tutuyor. Bunu yaparken kimi zaman güldürüyor, kimi zaman hüzünlendiriyor.


Oyun Tarihi: 21 Nisan 2010 - Çarşamba
Mekan: Akatlar Kültür Merkezi
bugunbugece.com üyeleri için tam bilet: 20 TL, öğrenci: 15 TL

bugunbugece.com etkinlik sayfasına gitmek için tıklayınız.

Katılım ve Ödeme Detayları ise şöyle:
Katılımcıların 16 Nisan 18:00‘a kadar bugunbugece.com’dan aradıklarını kullanıcı adlarıyla belirtip, ödemeyi yapmaları yeterli olacaktır.
Facebook'taki etkinlik sayfası için tıklayınız.

Bilgi için: bugunbugece.com Etkinlik Sorumlusu - bendeniz - Bahar Baş:)
Tel: 212 - 293 89 78
E-mail: bahar.bas@peratanitim.com.tr

Görüşmek dileğiyle...

Bahar Baş
bugunbugece.com üyesi

25 Mart 2010 Perşembe

Yaşasın ücretsiz etkinlik!

Bugunbugece.com’da neler oluyor, yeniliklerden haberiniz var mı arkadaşlar?...
Yok mu? O zaman ben size biraz çıtlatayım:)

Artık ücretsiz etkinliklerden haberdar olacabileceğimiz bir sayfa var sosyal yaşam rehberimizde. Malum ay sonu, ekonomik kriz falan derken bütçeyi kontrol altında tutmak gerekiyor. E ne yapacağız peki? Şehirde olup bitenlerden kültürel ve sanatsal etkinliklerden uzak mı duralım yani?! Tabii ki hayır!:)

Bugunbugece, bu soruna bir çözüm bulmuş. Buyurun sizi ücretsiz etkinlikler sayfasına buyur edeyim:

http://www.bugunbugece.com/istanbul/Ucretsiz-Etkinlikler/



Nevin Demir
bugunbugece.com üyesi

23 Mart 2010 Salı

Malkovich’li Tiyatro Festivali 10 Mayıs'ta!




İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, 10 Mayıs–10 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek. Festival bu yı bu yıl dördüncü kez Aygaz ve Opet sponsorluğunda yapılıyor.

Festival 10 Mayıs Pazartesi akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen Açılış Töreni’nin ardından Krater Yapım’ın Hekate’nin Şarkısı başlıklı oyunu ile başlıyor. 14 Mayıs'ta John Malkovich’in başrolünü oynadığı, Avrupa sahnelerinde büyük ses getiren yapım Şeytani Komedya seyirciyle buluşacak.

17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali programında yurtdışından 9 tiyatro ve dans topluluğu ile Türkiye’den seyirciyle ilk kez buluşacak 30’a yakın oyun, dans, performans ve özel gösteriler yer alıyor. Festival kapsamında, 18 farklı mekânda sahnelenecek 90 gösterinin yanı sıra ünlü konukların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları da gerçekleşecek.